Seni sevmek..
Zahidem’e ;
Bir yaz akşamında seni görmekti seni sevmek. Görememekti aslında. Görme umuduyla bir kaç gün beklemekti. Kendimi ifade edebilmeye çalışmaktı ilk görüşmemizde. Beni yanlış tanımandan korkmaktı seni sevmek. Bazen çenemin düşmesi, bazen susmaktı.
Başbaşa geçirecebileceğimiz herhangi bir gün için fırsat yaratmanı beklemekti seni sevmek. O yağmurlu günde araba sürmekten keyif almaktı bakışların arasında. Her baktığını hissettiğimde heyecanlanmaktı. Gözlerimdeki ışığın varlığını kalbimde hissetmekti. Resim çekilmekti seninle. Sana kola almaktı. Ne çok sıcak, ne de çok soğuk.
İlk elini tutmak istediğimde, elimi tutmamana sevinmekti seni sevmek. Doğru insan olduğunu düşünmekti. Seninle evlilikten, çocuklardan konuşmaktı. Bebek isimlerini düşünmekti. Ve adının anlamına bakmaktı seni sevmek.
Bütün Cuma namazlarına gidip, sıradan duaların dışına çıkmaktı seni sevmek. Seni katmaktı bütün dualara. Doğum gününü yanlış öğrenmekti belki. Yanlış bir günde sana kutlama mesajı göndermekti. Sen doğum günümü yanlış biliyorsun dediğinde, benim sorumluluğum değil demekti. Oysa yüzümün kızarmasıydı.
Doğru doğum gününde sana sürpriz yapmaya çalışmaktı seni sevmek. Yüzük parmağını serçe parmağımla karşılaştırıp, parmağının ölçüsünü almaya çalışmaktı. Mutluluğunu görünce mutluluk duymaktı.
Seni sevmek evinin nerede olduğunu sormaktı birilerine. Senden balkona çıkmanı istemek, kapının önünden geçmekti araba ile. Seni çok az görebileceğimi bile bile. Sonraki gelişimde yolu kaybetmekti. Ama bulmaktı sonuçta. Seni görebilmek için gösterilen azimdi.
Ne kadar kısa ya da ne kadar uzun olacağı bilinmeyen bir ömrün geri kalanını seninle geçirebilmek için çaba göstermekti seni sevmek. Allah’ın emri ile seni babandan istemekti. Sevinmekti bu konuda alınan kararlara. Sessizce çığlıklar atmaktı mutluluktan.
Seninle elele yürürken gurur duymaktı seni sevmek. Göğsümün kabarmasıydı. Hiçbir zaman boynumu bükmeyeceğine emin olmaktı. Kendimi sevmekti seni bulduğum için. Dualar etmekti Allah’a, seni bana beni de sana yazdığı için. Kaderimsin, ömrümsün dediğinde biliyorum diye fısıldamaktı kendi kendime.
Okuldan dağılan çocukların arasından usulca geçerek yanına gelmekti seni sevmek. Hayaller, düşler kurarak. Kurduğum tüm hayallerde başrolde senin olmandı. Sensiz herhangi bir hayalin olmamasıydı.
Ve seni sevmek, arabamda bulunan tek bir mandalinayı yolda gördüğüm yaşlı amcaya verip, ikimiz için dua etmesini ummaktı, beklemekti.